Yazar ne yapsın? #2
Yazmaya çalışmak ne büyük bir hüsran. Yazı yazan hemen hemen her insan yazdıklarının beğenilmesini ister. Ancak genelde bu, yazan kişinin düşündüğü kadar kolay olmuyor.
Toplumda kaç kişinin kitap okuduğunun istatistiğini öğrenmek hiç de zor değil. Çevrenizden bunun bir anketini yapmadan bile basit bir sonuca ulaşmak mümkün: Çok az.
Yazar, her hangi bir yazıyı tamamladıktan sonra onu, yakınlarına okutmaya götürüyor. Yazısını okuttuğu insanın genelde tek bir yorumu oluyor, “Çok güzel”. Yazıyı yazan insan mutlu oluyor. Ancak bu yorumdan tatmin olmuyor.
Eğer yazar, yazısını ara sıra görüştüğü bir insana okutmak isterse sonuç, genellikle daha da vahim oluyor. Kişi, ya bir bahane ileri sürüp okumuyor ya da okusa bile baştan savma okuyup geçiştiriyor.
Bu durum, yazar için tam bir hayal kırıklığı yaratıyor. Yakınları onu kırmak istemediği için, diğerleri uğraşmak istemedikleri için yazar, yazısı hakkında bir okuyucu yorumu elde edemiyor.
—
Yazar, yoruma açık olmalı denir. Yazar, okuyucuyu önemsemeli denir. Peki soruyorum size; önemseyecek bir okuyucusu, dinleyecek bir yorumu olmayan yazar ne yapsın?


Yazan
28 Kasım 2009
